escort beylikdüzü beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort bayan escort beylikdüzü beylikdüzü escort

içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

En az 2 kişinin olması gereken Gaz İzleme Merkezi’nde neden sadece tek işçi vardı ?

TBMM Amasra Maden Kazasını Araştırma Komisyonu’nun CHP’li üyeleri adına basın açıklaması yapan milletvekili Av. Aysu Bankoğlu “Amasra’daki facianın son olması için elimizden geleni yapacağız,” dedi.

 En az 2 kişinin olması gereken Gaz İzleme Merkezi’nde neden sadece tek işçi vardı ?

 En az 2 kişinin olması gereken Gaz İzleme Merkezi’nde neden sadece tek işçi vardı ?

(Fotoğraflı/Görüntülü)

    TBMM Amasra Maden Kazasını Araştırma Komisyonu’nun CHP’li üyeleri adına basın açıklaması yapan  milletvekili Av. Aysu Bankoğlu “Amasra’daki facianın son olması için elimizden geleni yapacağız,” dedi.

CHP Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu, 14 Ekim 2022’de meydana gelen Amasra Maden Faciasını araştırmak üzere Bartın’da bulunan ve üyesi olduğu TBMM Amasra Maden Kazasını Araştırma Komisyonu çalışmalarına ilişkin, komisyonun CHP’li üyeleriyle beraber bir basın açıklaması yaptı. Komisyonda birlikte görev aldığı Zonguldak milletvekili Deniz Yavuzyılmaz ve Ünal Demirtaş, Antalya Milletvekili Aydın Özer ve İzmir Milletvekili Kani Beko ile beraber il başkanlığında  basın açıklaması yapan Bankoğlu “Bizler komisyonun CHP vekilleri olarak, hayatını kaybeden 42 madenciye, ailelerine ve milletimize karşı görevimizi sonuna kadar yerine getirme sorumluluğuyla buradayız. Bizler bunun için milletvekiliyiz,” dedi.

“En az 2 kişinin olması gereken Gaz İzleme Merkezi’nde neden sadece tek işçi vardı?”

Bankoğlu kaza sonrasındaki sürecin baştan yanlışlarla başladığını belirtirken şüpheli konumunda değerlendirilmesi gerekenlerin görevlerine devam ettiğini, haklarında soruşturma dahi yapılmadığını söyledi.  Bankoğlu, Sayıştay raporlarına göre asgari 1125 çalışanın istihdam edilmesi gereken Amasra Müessesesinde, yıllardır bu sayının yarısından bile az işçiyle üretim baskısı altında çalışma yapıldığını, havalandırma probleminin 4 senedir çözülmediğini belirtti. Ayrıca patlamanın olduğu gün en az iki kişinin çalışması gereken Gaz İzleme Merkezi’nde sadece bir kişinin çalıştırıldığını ve bunun nedeninin de yetkililerce açıklanamadığını söyledi.

“80 gün 80 sene gibi geçti, hükümet hala seyrediyor”

Bankoğlu “Patlamanın ardından maden şehitlerimizin yakınlarına 80 yıl gibi gelen, 80 gün geçti. Hâlâ aydınlatılmayı bekleyen sorular var. Örneğin, A sınıfı iş güvenliği uzmanlarının, neden ve nasıl hala ATİM’de görevlerine devam edebildikleri meselesi. Bu kişilerin ortadaki ciddi şüphelere rağmen şüpheli değil de yetkili sıfatıyla mahkemeye bilgi vermesi doğru değildir,” dedi.

Bankoğlu soruşturmanın ısrarla sadece Amasra’yla sınırlı tutulduğunun altını çizerek, “Bu facianın Ankara’daki asıl sorumlularının üstüne gidilmemektedir. Bilirkişi ön inceleme raporunda sorumluluğu açıkça belirtilerek kusur atfedilen kurum ve kişiler korunmaya devam ediliyor. Müessesedeki havalandırma, metan drenajı, norm kadrolardaki liyakatsizlik ve yetersiz personel istihdamı gibi sorunların, patlamanın yaşandığı tarihten çok daha öncesinden beri TTK Genel Müdürlüğü’nce bilindiği ancak alınması gereken önlemlerin alınmadığı ön inceleme raporunda da emniyet fezlekesinde de basında da yer aldı madenci vekillerince belgeleriyle ortaya kondu. TTK Genel Müdürlüğü’yle adeta ödüllendirilen Kozlu baş sorumlusunun, Amasra’da yaşanan faciadan sonra bir kez daha cezasızlıkla ödüllendirilmemesi gerektiğini defalarca söyledik. Bunlara rağmen, hala TTK Genel müdürlüğü’nden hiç bir yetkili tutuklanmadı, sorgulanmadı, ifadeye çağırılmadı, savcılık bakanlığa bu kişiler için soruşturma talebinde bile bulunmadı. Hükümet bunlara seyircidir,” dedi.

“İşine gelince tek gecede düzen değiştirenler, aylardır maden işçilerimizin idari izin meselesini çözemiyorlar”

Bankoğlu kurulan araştırma komisyonu çalışmalarının kalıcı olması için çalıştıklarını, Amasra faciasından bir ders çıkarılması için ellerinden geleni sonuna kadar yapmaya devam edeceklerini söyledi. Bankoğlu “Dava sürecindeki sıkıntıların yanı sıra maden işçilerine yaşatılan sorunlar da hâlâ çözüm bekliyor. Madende 42 yol arkadaşını kaybetmiş işçilere adeta bedel ödetiliyor. Bu işçilere, patlamadan sonra gelecek yıllık izinlerinden mahsup edilmek üzere mecburi izin kullandırıldı. İşine gelince her türlü istisnayı kaide yapabilen hükümet, hala bu işçilerin idari izinli sayılmasını sağlayamadı. 

İşlerine gelince, yandaşları için, kendileri için bir gecede düzen değiştirebilenler, işçilerimizin idari izin meselesini aylardır çözemedi. Hükümet vekilleri, burada sahada işçilerimize bu konuda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi beklediklerini söylediler. Bekliyoruz. Sözlerini tutacaklar mı bekliyoruz,” dedi. 

“İşçiler ve ATİM kendi kaderine terkedilmiştir”

2014’te Suudi Arabistan Kralı Abdullah bin Abdüllaziz El Suud’un vefatı sonrası ülkemizde 1 günlük yas ilan edildiğini hatırlatan Bankoğlu, “Suudi kralı ölünce ulusal yas ilân edilen ülkede, 42 madenci şehit olduğunda bırakın yası, ihale bile ertelenmedi. Patlamadan 3 gün sonrasına tarihli ATİM torbalama ihalesi TTK idaresi tarafından hiçbir şey olmamış gibi gerçekleştirildi, imzaya bağlandı. Sürekli takipçisiyiz diyorlar, ama patlama öncesi gerekli önlemleri almayan hükümet, patlama sonrasında da olayı pek de umursamıyor gibi davranıyor. İnsan hayatıyla, Bartın’lıların aklıyla adeta alay ediyorlar,” dedi.

TTK’nın ülkenin en önemli kurumlarından biri olduğunu belirten Bankoğlu,” Enerji krizlerinin yaşandığı bu dönemde, TTK’nın ve kömür işletiminin önemi bir kere daha anlaşıldı. TTK hem ulusal enerji üretimi bakımından hem de bölgenin en büyük istihdam sağlayıcısı olması bakımından çok önemli bir devlet kurumu. İşçilerimiz havza madenciliği gerektiren bu havzanın kamu eliyle ama liyakat ilkeleriyle işletilmesini istiyor. Ancak, kurumun önemine ve maden işçilerimizin taleplerine rağmen, kurum yıllardır siyasi rantlara feda edilerek liyakat ilkelerine aykırı bir şekilde idare ediliyor Amasra havzasının yüzde 97’si, yıllardır tek bir kilo bile kömür üretmemiş olan Holding’e rödavans edilmiş. TTK’nın havzadaki payı, yer üstünde ve altında yüzde 3 ile sınırlandırılmış. Saha çalışmalarından anladığımız kadarıyla, havzanın bu şekilde bölünmesinden dolayı, kısa vadede kapanma riskiyle karşı karşıya olan ATİM ve işçileri neredeyse kendi kaderine bırakılmışlar. Alınmayan ve ihmal edilen önlemlerin arkasında, bu terk edilmişlik ve liyakatsizlik yatıyor,” açıklamasında bulundu.

Bankoğlu parti olarak ülke ve millet için bu çalışmaların tozlu raflarda kalmayacağını, sorumluluların tek tek hakim karşısında hesap vermeleri için çalışmaya devam edeceklerini belirtirken “Amasra faciasını ve maden şehitlerimizi unutturmamak için meclis kürsüsünden ant içtim. Biz 42 maden şehidimizin, onların ardında evlatsız kalan anne babalarını, acılı eşlerinin ve yetim çocuklarının unutturulmasına asla izin vermeyeceğiz,” diyerek açıklamasını bitirdi.

 

 

 

Tarih: 05-01-2023

FACEBOOK YORUM
Yorum